Cuma, Aralık 04, 2009

Yeni Sol Partiler

"Solda yeni parti geliyor". Son yıllarda Türkiye'de en çok duyulan cümlelerden birisidir bu. Sürekli olarak CHP'nin sol bir parti olmadığından gerçek sosyal-demokrat bir partiye ülkenin ihtiyacı olduğundan bahsedilir. İşin ilginci, bu cümleyi soldaki insanlar kadar sağ görüşlü insanlarda kullanır. Hep bir hasretten bahsedilir. Fakat bu kadar hasret içinde vuslata ermek şimdiye kadar mümkün olmamıştır.

Şuanda iki tane yukarıda bahsettiğim, ülkece özlenen ve beklenen! partiyi kuracağını açıklayan oluşum var. Bir tanesi Mustafa Sarıgül'ün başlattığı hareket ki içinde (eski) CHP'lilerden Tarhan Erdem, Hikmet Çetin gibi ağır topların olduğundan bahsediliyor. İkinci ise SHP, Fuat Keyman, Ufuk Uras, 10 Aralık Hareketi ve son açıklamalardan anladığımız kadarıyla Alevilerinde içinde olduğu bir oluşum. İkiside (doğal olarak) iddialı geliyor ve söylemlerinde sadece CHP tabanına değil çok daha geniş bir kitleye hitap ettiklerini belirtiyor.

Açıkcası ikisininde başarılı olacağını düşünmüyorum. İkisininde farklı dezavantajları var. İlkinde Sarıgül yüzümüzün bir tarafı Özal'a, öbür tarafı Erdal İnönü'ye dönük derken aslında partinin ideolojik bir duruşunun olmayacağını söylüyor bana göre. İkisinin ortak özelliğini bulmak deveye hendek atlatmaktan daha zor bana kalırsa, zıtların uyumu diye bir laf vardır ama o lafın burada işe yarayacağını sanmıyorum. Bu tamamen seçmen kitlesini mümkün olduğunca geniş tutmak için söylenen kulağa hoş gelen ama içi boş bir laf. İnsanların buna kanacağını sanmam ama işin işine medya girerse ne taraf evrileceğini tahmin etmek güç. Ama şimdilik zor diyorum bu hareketin tutmasına.

İkincisinde, dezavantajları daha farklı, öncelikle ortalıkta henüz bir lider görünmüyor. Türkiye gibi liderin hareketin önüne çok rahat geçebildiği bir ülkede sadece ideoloji ve programla yüksek oy almak mümkün değil. Bu hareketin başka bir önemli dezavantajıda Ufuk Uras. Katılıp katılmayacağı kesin değil bildiğim kadarıyla ama eğer katılırsa bu hareket doğrudan ölü doğabilir. Çünkü Ufuk Uras ismi kamuoyunda denenmiş ve yıpranmış bir isim. O yüzden hep yıllardır beklenen "yeni sol" hareketin, bu hareket olmadığını düşünecek insanlar.

Sonuç olarak, bu iki hareketten açıkçası çok fazla bir şey bekle(ye)miyorum. Ama tabi ki zaman gösterecek herşeyi.

Perşembe, Aralık 03, 2009

TRT - YÖK ve Çarpıtma

Yaklaşık 1 ay önce kanallar arası geçiş yaparken TRT'de haberlere rastladım ve izlemeye başladım. Ekranda "Üniversite öğrencilerine kolaylık" yazmışlar, haberi veriyorlardı. YÖK'ün üniversitelerle ilgili yeni bir değişikliğe gideceğini, böylece öğrencilerin hayatının daha da kolaylaşacağını söylüyordu. Acaba nasıl kolaylıklar düşünüyorlar derken, başladılar yeni kolaylıkları vermeye: İkinci öğretim öğrencileri derslerinde başarılı olurlarsa birinci öğretim harcı verebilecek, odü-boğaziçi gibi yabancı dille eğitim yapan üniversitelerin hazırlık sınıfında başarısız olan öğrenciler, başka üniversitelerin aynı bölümlerine geçebilecek.
Bi an şaşırdım çünkü bu konular zaten yıllardır üniversitelerde uygulanan prosedürlerdi. Acaba yanlış mı yapıyorlar haberi diye düşünürken bir iki değişiklikten daha bahsetti TRT, YÖK üniversitelerin bütçelerinden belirli bir bölüme el koyup kendisi bir araştırma fonu oluşturacak ve kendi uygun gördüğü projeleri destekleyecek ve yandal ve anadal konularında kararı artık üniversiteler değil YÖK verecek. Yani YÖK'ün üniversiteler üzerindeki etkisi artık daha fazla olacak.
Bunu duyunca tamam dedim, TRT burada tam bir dezenformasyon yapıyor,YÖK'ün yeni uygulamasının tepki çekmemesi için haberi çarpıtarak yanlış bilgi veriyor.
Ertesi gün gazetelerde bununla ilgili haberle çıkar diye düşünürken sadece haber7 bu uygulamayı TRT gibi çok olumlu bir şekilde vermiş.
http://www.haber7.com/haber/20091119/YOKun-devrim-niteligindeki-yeni-taslagi.php

Bunun üzerine ne denir bilmiyorum, YÖK'ün ve TRT'nin yaptıklarının artık ne boyutlara geldiğini gösteren çok güzel bir örnek olay bu.
Eskilerin deyişiyle, "Bindik bir alamete gidiyoruz kıyamete"

Salı, Aralık 01, 2009

Mümtaz Er Türköne'den Muhteşem Açıklama

Bu ülke hiç bir şeyden çekmedi şu kendine liberal diyenlerden çektiği kadar. Geçen gün televizyonda şanlı liberal Mümtaz Er Türköne'ye rastladım. Dersim isyanı ile ilgili konuşuyordu ve dedi ki, oradaki isyanın asıl nedeni jandarmanın bir kürt kadınına tecavüz etmesidir.
Şimdi bu lafın üzerine ne denir ki, Cumhuriyet tarihinin en büyük isyanlarından birinin sebebi buymuş, yoksa oraların tarih boyunca görece özerk olmasının, cumhuriyet kurulunca bu yapılarını kaybetmek istemeyen, vergi vermek istemeyen aşiretlerin huzursuzluk çıkarmasının hiç bir etkisi yokmuş.
Allah akıl fikir versin demekten başka diyecek bir şey yok. Bu kadar büyük bir isyanı bu şekilde açıklamaya mahalle kahvesinde bile rastlanmaz. Ama insan profesör olunca rahatlıkla bunu söyleyebiliyor.
Zaten amaç üzüm yemek değil, bağcıyı dövmek olduğu için amaca giden yolda her şey mübah bu arkadaşlara.
Makyavel görseydi bu günleri bu kadarını ben bile düşünemezdim derdi herhalde.

Cuma, Kasım 20, 2009

Ankara İçin "Kırılma Noktası"



Yıl 1994. Türkiye'de yerel seçimler var. Murat Karayalçın 1 yıl önce Erdal İnönü'nün siyaseti bırakmasının ardından SHP'ye genel başkan seçilmiş. Ankara'da metro başlamış, anketler %42 oranında Karayalçın'ın tekrar adaylık için desteği olduğunu gösteriyor. Tarihi bir fırsat var, Ankara'da üstüste 2. kez seçilmiş hiç belediye başkanı yok. Karayalçın devam etse ilk olacaktı... etmedi. SHP genel başkanı oldu.

Ben o yıllarda SHP Gençlik Kolları Genel Başkan Yardımcısıyım. Murat Karayalçın'a belediye başkanı olarak kalması yönünde baskı yapan kanatta yer aldım. Genel başkanlık yarışında rahmetli Aydın Güven Gürkan'ı destekledim. Murat Karayalçın bunu asla affetmedi.

Murat Karayalçın'ı en çok destekleyen gençlik örgütü dönemin "Sosyal Demokrat Üniversiteliler Platformu" oldu. O yıllar çok popüler olan grup her hafta bir gazetede tam sayfa söyleşi veriyordu. Ana sloganları soldaki 3 partinin birleşmesi için "solda birlik" çağrısı ve baskısı yapmaktı. CHP, SHP ve DSP'nin birleşmesi gerektiğini ve 2000'li yıllara Türkiye'nin sol bir hükümetle gireceğini üzerine basa basa söyleyen ise Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Murat Karayalçın'dı. Karayalçın, Platformu maddi olarak destekliyor, kampanyalarına para sağlıyordu. Karayalçın ve Platform 3 partiyi birleştiremediler ama Türkiye 2000'li yıllara sol bir parti (DSP) liderinin başbakanlığında girdi.

SHP 1994 yerel seçimlerini genel seçim havasına büründürdü. Ankara'da Korel Göymen Büyükşehir Belediye Başkanlığına aday gösterildi. Karşısında ise kimsenin şans vermediği RP adayı i.Melih Gökçek var. RP ile MHP ittifaka gitti; büyükşehirde RP adayı desteklenecek, ilçelerde ise MHP adayları desteklenecek.
Korel Göymen seçimi 6471 oy farkla kaybetti. Ankara için kırılma noktası; Melih Gökçek büyükşehir belediye başkanı oldu. 2013'e kadar da başkan...