Salı, Temmuz 14, 2009

Alo... Resepsiyon, Kıble Nerede?

Bu ara sık gezdiğim için türlü türlü otel odaları görme şansım oldu. Genelde bütün özel otellerde ya çekmecede ya da gardrop'un bir yerinde namaz için bir seccadeye rastlamak mümkün. Bazan kamu misafirhanelerinde de bulunuyor ama her zaman değil. Samsun'da Amisos Otel'de kaldık bu hafta. Amisos Otel hizmette sınır tanımamış, hiç bir masraftan kaçınmamış sadece seccade ile yetinmemiş sizin çekmecenize kıbleyi'de getirmiş.
Kıblenizi bulamazsanız resepsiyonu arayabilirsiniz...
- Alo, resepsiyon mu, ben 308'de kalıyorum seccadeyi buldum ama kıbleyi bulamadım...
- Efendim kıble çekmecenizde...
-!

Çarşamba, Temmuz 08, 2009

İşte Trabzon'lu Yunus Emre

Mutlaka gözünüze çarpmıştır, bir ay kadar önce Trabzon'daki Yunus Emre heykelinin Koreli bir düşünüre ait olduğu ve heykelin hiçbir Yunus Emre çizimine benzemediği konusu günlerce gündemde kalmıştı.
Ben de üşenmedim gittim yerinde gördüm heykeli.
Trabzon merkezde sahil kenarında Ganita mevkii diye bilinen bir yer var. Buradaki parkın adı da Ganita Parkı. Buranın ilk ortaklarından olan Rum aile "güzel mekan" anlamına gelen Kanita koymuş adını. Zamanla ağızlarda Ganita olmuş.
Buraya sandalını demirleyip, gündüz tuttuklarını akşam pişirip, yanına da bir kadeh rakı içen biri varmış, gel zaman git zaman etrafı artmış, sandala sığmaz olmuşlar. Bu defa sandaldan inip, sahilde mekan kurmuşlar. Başıboş bir köpeği de evlat edinmiş. Zamanla bir tezgah sahibi olmuş. Belediye bakmış ki, iş büyüyor ve önünü alamayacaklar, ben yıkacağım buraları demiş. Adam köpeğini almış yanına belediye başkanının makamını basmış. Ertesi gün ruhsatını almış. Şimdi bir mangaldan türeyen koca bir büfe restoranta dönüşmüş burası.
Buranın asıl ünü garsonlarından gelmektedir. Yüzlerce tevatür anlatılmaktadır. Mesela; çay istersiniz, gelir. Hem de ince bellidir, yanında 2 şekeri de vardır. Siz birini kullanacağınızdan "şekerin birini alır mısın" dersiniz garsona, garsonda size bakar ve "hangisini?" diye sorar. Meşrubat isteyen genç, bir de pipet ister, garsonda "pipeti de seni de atarım aşağıya" der.
Bunlar günlük şeylerdendir Ganita için...
Şimdi de yukarıdaki Yunus Emre'ye ait olduğu iddia edilen heykelle ünlenmiştir bu park. Kararı siz verin gari, benziyor mu, benzemiyor mu...