Çarşamba, Nisan 01, 2009

Seçim 2009

Son yazımı “Belli olmaz belki birileri şapkadan tavşan çıkarır” diye bitirmiştim. Ama ben bir tavşan göremedim. Sonuçlar da bir iki yer dışında çok sürpriz olmadı.
Öncelikle ben yanıldığımı itiraf ederek başlayayım. AKP’nin %39’a düşeceğini hiç öngörmemiştim. En azından %45 bekliyordum. Ekonomistler için ünlü bir laf vardır, “Ekonomist yaptığı bir tahminin neden tutmadığını sebepleriyle açıklayan kişidir” diye. Bende bu yoldan giderek neden yanıldığımı anlatmaya çalışayım. Gerçi kendime çok da fazla haksızlık yapmayayım, DTP’nin AKP’yi süpürme ihtimali var diye yazmıştım ve gerçekten öyle oldu. AKP Güneydoğuda yeni belediyeler almak bir yana elindekileri de kaptırdı. Ama benim açıdan en beklenmedik olanı Saadet Partisinin % 5 oy almasıydı ki Saadet bu oyları herkesinde bildiği gibi AKP’den aldı. Ayrıca Demokrat Partinin % 4’e yakın oy alacağını da tahmin etmemiştim. Sonuçta Saadet+Demokrat Parti % 9 oy aldı ve bunlar hep AKP’nin oyu idi.
CHP tahminim tuttu, % 25-26 demiştim. İl genel meclisinde % 23, belediyelerde ise % 28 aldı. İki puanlık yanılmayı saymıyorum artık o kadar olur. CHP yönetimi oy oranından çok memnun ve çok başarılı olduklarını düşünüyor. Bu zaten beklenen bir gelişmeydi. Yalnız benim anlamadığım medyanın da CHP’yi başarılı bulmasıdır. Sanırsınız ki CHP açık ara birinci parti çıktı. Kimsenin dikkat etmediği veya benim göremediğim bir şey var, hiç bir siyasi partinin il genel meclisi oyları ile belediye oyları arasında 5 puanlık fark yok. Bu aslında çok şeyi gösteriyor ama insan görmek istemedikten sonra yapacak fazla bir şey yok.
Sonuç olarak, çok kapsamlı bir seçim değerlendirmesi yapıp, yazıyı uzatıp okuyanları (eğer varsa tabi) sıkmak istemem.
Bu seçim bir şeyi daha göstermiştir ki sağdan sola, soldan sağa oy çıkmaz. Seçmen rasyonel falan değildir (nasıl da lafı gene buraya getirdim ama), önce kendini konumlandırır (sağ-sol, dinci-laik, kürt-türk diye) ve oyunu ondan sonra verir.
Söylemeden geçemeyeceğim kişisel olarak en büyük hayal kırıklığını Ankara Büyükşehir Belediye Başkanlığı seçiminde yaşadım, bundan da bir sonraki yazıda bahsedeceğim.

6 yorum:

Oğuz Kaan Çağatay Kılınç dedi ki...

evet chp bu seçimlerde iddia edildiği gibi başarılı olamadı ama gelecek için ümitleri canlandırdı. akp'nin saadet, dp, anap, mhp kırması olduğunu herkes biliyor. eğer oylar geri dönerse -ki tamamen dönmez- bu durum chp'yi en yüksek oranlı parti haline getirebilir. chp'ye eşlik edense mhp olur. (ayrıca okunduğunuzu da belirtmek isterim, şahsen okuyorum.)

Ank dedi ki...

Ben Anap ve DP'nin misyonunu tamamladığını düşünüyorum. Dolayısıyla bu kanatın liberalleri CHP'ye, milliyetçileri MHP'ye, mukattesatcıları AKP'ye gitti (ya da gidecek) ve geri dönmeyecektir. CHP'nin bütünsel bir parti stratejisi olmadığından, ne yapacağını, nasıl yapacağını ve kimlerle yapacağını bilemiyor. Kriz yönetimini beceremiyor. Bu nedenlerle söylediğiniz gibi en yüksek oranlı parti haline geleceğini kısa ve orta vadede kendine bağlı gerekçelerle mümkün görmüyorum.

fuly dedi ki...

anap ve dp nin misyonunu tamamlaması ve chp nin bu durumdan faydalanıyor olması bir yandan oyunu artırıyor gibi görünürken bir yandan da gözardı edilmemesi gereken bir sol oy kaybına da yol açabilir. ortanın biraz solunda duran seçmenler chpnin bu yeni taban nedeniyle kendilerine yeni sol parti arayısına girebilirler...

Oğuz Kaan Çağatay Kılınç dedi ki...

chp'nin genel bir stratejinin olmaması gerçekten büyük bir kayıp. atatürk ilke ve devrimlerini dahi strateji olarak kabul etmiyor, sadece üzerlerine konuşuyor. bu bakımdan açıkçası haklısınız. anap'in misyonunu tam anlamı ile tamamladığı aşikar, ama anap ile dp'nin az da olsa olan oy kitlesi nereye kayacak? chp'nin en yüksek oranlı partiye dönüşmesi oylarını artıracağından değil, en büyük rakibi akp'nin kaynaklarına geri dönecek olmasından kaynaklanmakta.

ubg dedi ki...
Bu yorum yazar tarafından silindi.
ubg dedi ki...

Bende açıkcası ANAP ve Dp'nin misyonunu tamamladığını düşünüyorum. Bundan sonra AKP'nin oyunun düşüp düşmemesi bizzat AKP'nin tutumuna bağlı. Eğer Erdoğan akıllıca bir strateji izlerse yani daha hoşgörülü davranıp, AB reformlarına hız verir ve ekonomi ile ilgili atılması gereken adımları atarsa yani daha liberal bir çizgi izlerse bu seçimde kaybettiği oyu tekrar kazanabilir. çünkü insanlar oy vermek için baktığı zaman maalesef AKP'den başka sağ bir parti görmekte zorlanıyorlar. Gerek MHP gerekse SP'nin ciddi bir alternatif olması zor. O yüzden AKP'ye biraz el mecbur kalıyorlar. CHP'nin ise işi hiç kolay değil, çünkü bir kere insanların kafasında bir CHP algısı var ve bunu değiştirmek hiç kolay değil. Liderin değişmesi lazım derken tam da bundan bahsediyordum. Yeni lider insanlardaki CHP algısını değiştirebilir ama partinin geleneksel yapısı nedeniyle zor bir durum söz konusu. Açıkcası CHP'den pek ümitli değilim.