Çarşamba, Ağustos 25, 2010

CHP ve Kürtler: Mümkün Olmayan Birliktelik

Murat Yetkin Radikal gazetesinde ki bugünkü yazısında Kılıçdaroğlu'nun doğu ve güneydoğuda düzenlediği ve düzenleyeceği mitinglere gönderme yaparak, CHP'nin Fırat'ın öte yakasıyla barışmaya çalıştığını yazmış.

Bence bu konu yani Kürtlerin CHP'yi desteklemesi Türkiye'nin şu koşulları altında pek mümkün görünmemektedir.

Çünkü CHP'nin Kürtlerin hoşuna gidecek söylemler kullanabilmesi eşyanın tabiatına aykırıdır. 80 öncesi o bölgeler CHP'yi desteklemiş olabilir ama o köprülerin altından hem 12 eylül hem de küreselleşme gibi çok kuvvetli iki akıntı sayesinde çok su geçti.

Mesele şudur ki, 80 öncesi Kürtlerin pozisyonları ile şimdiki istekleri çok farklıdır. 80 öncesi olay demokratikleşme çerçevesinde halledilebilecekken, şu an cin şişeden çıkmış ve istekler özerklikten başlayıp bağımsızlığa kadar gidebilmektedir. CHP gibi bir kurucu partinin üniter devlet yapısından farklı istekleri destekleyebileceğini beklemek kelimenin en basit haliyle safdillik olur bana göre. Bu yüzden ikisi de bu pozisyonunu koruduğu sürece CHP ve Kürtlerin yıldızının barışma ihtimali yoktur.

AKP ise tam burada devreye girerek işin içine din faktörünü katmaktadır. Turgut Özal'ın da yapmaya çalıştığı şey bu idi. Din birlikteliğini ön plana çıkararak Kürtleri ülkeye bağlamaya çalışıyordu. Bu saatten sonra dinin de çimento işlevi göreceğini zannetmiyorum. Başta da dediğim cin şişeden çıktı ve tekrar şişeye girmeye pek niyeti yok.

CHP bu aralar Kürt sorunu ile ilgili rapor hazırlıyormuş. Kılıçdaroğlu o raporun sonucunu beklediğini söylüyor. Açıkçası bende merakla bekliyorum. Umarım CHP ve Kürtlerin ortak paydada nasıl buluşabileceğine dair çözüm yolları vardır o raporda.

Çünkü Kürt sorunu Türkiye'nin en önemli sorunudur ve bu sorunun çözümü veya çözümsüzlüğü Türkiye'nin kaderini etkileyebilecek potansiyele sahiptir.

Hiç yorum yok: