Pazartesi, Nisan 19, 2010

Sümela Manastırı'nın İçler Acısı Hali


Hafta sonu özel bir iş için Trabzon'a gittim. Madem oralara gidiyoruz, gitmişken bari Sümela Manastırını da gezelim dedik. Hay demez olaydık. Büyük beklentilerle gittik ama tam bir sükut-u hayal oldu.

Yıllar yılı Sümela Manastırı'nın fotolarını görür ve doğal olarak çok etkilenirdim ama şu manastırın içini niye göstermezler diye de düşünürdüm oraya gidince sebebini çok iyi anladım. Çünkü görülecek bir şey yok, daha doğrusu görülecek şeylerin devlet-vatandaş işbirliği ile içine etmişiz.

Devlet kısmından başlayacak olursak, restorasyon yapacağız diye yeni binalar dikmişler manastırın içine. Bildiğiniz köy evi tarzı yeni taşlardan evler, duvarlar yapmışlar. Bir de çok kötü bir işçilikle yapılmış, insan resmen utanıyor o durumları görünce. Paraya mı kıyamamış devlet yoksa çok mu beceriksiz birilerine vermiş restorasyon işini, bilmiyorum ama inanılmaz kötü durumda Manastır.

İşin vatandaş kısmına gelecek olursak, herkesin bildiği duvarlara yazı yazma hastalığımız burada da kendini göstermiş. O güzelim duvarlara herkes adını, aşkını, saçma sapan şeyleri kazımış ve inanın sadece erişilemeyen tavanlar kalmış, onun dışında her yer kazılmış durumda.
Bir de Manastırda ki freskleri özel olarak tahrip etmişler. Fresklerde ki insan yüzleri teker teker özenle kazınmış. Tavandakiler hariç neredeyse hiç bir yüz görünmüyor.

Bu kadar önemli ve tarihi bir yapının bu hale gelmesine insan hem çok üzülüyor hem de çok kızıyor. Çok şey söylenir bu durumla ilgili olarak ama bazılarını söylemeye terbiyem elvermiyor açıkçası.

Hiç yorum yok: