Çarşamba, Ocak 27, 2010

Medya

Sürekli olarak medyanın demokratik bir ülkede demokrasinin dördüncü gücü olduğundan bahsedilir. Teoride belki doğrudur ama Türkiye örneğinde maalesef bana medya demokrasinin önünde engelmiş gibi geliyor bazen.
Nedir medyanın ana işlevi? Toplumu olaylardan doğru şekilde haberdar etmek. Türkiye'de medya ne yapıyor peki, toplumu haberdar ediyor ama "doğru" şekilde etmiyor.

Haberi kendi çıkarları doğrultusunda topluma yansıtırken haberi yeniden üretmiş oluyor. Biz aslında medyanın izin verdiği ölçüde haberleri öğrenmiş oluyoruz. O yüzden bir haberin bütün yönlerini çoğu zaman göremiyoruz. Eksik veya yanlış haberler yüzünden olaylarla ilgili kanaatimizde yanlış olabiliyor ki demokratik bir toplumun temel şartlarından biri olan toplumun olaylarla ilgili doğru ve hızlı bir şeklide bilgilenmesi varsayımı burada geçerliliğini yitirmiş oluyor.

Köşe yazarlığı diye bir tabir var; gazetede çıkan haberleri kendince yorumlayıp insanlara olaylarla ilgili bakış açısı getirsin diye. Maalesef şu anda bütün gazeteler köşe yazarlığı mantığıyla çalışıyor. Toplumu kendi yanına çekmek için haberleri daha insanlara sunmadan yorumluyor. Köşe yazarları da bir nevi esasında yorumun yorumunu yapıyor gibi oluyor.

Özellikle ülkede büyük kutuplaşmaların olduğu bu zamanda medyanın bu tavrı kendini daha bariz hissettiriyor.
Medya resmen dezenformasyon yapıyor hemde bilerek. Aynı olayı çok değişik şekilde farklı gazetelerde okuyabiliyorsunuz.
Bugün Türkiye'nin bence en büyük sorunlarından birisidir medyanın bu durumu.
Özellikle son zamanlarda sıkça kullanılan yandaş medya lafıda medyanın geldiği noktayı iyi anlatmaktadır. Medya doğası gereği iktidarla mesafeli olması gerekirken, Türkiye'de maşallah iktidarın basın organı gibi çalışan fazla sayıda medya kuruluşu var. İktidarı aklamak ve ne kadar muhteşem olduğunu ispatlamak için ellerinden gelen her şeyi yapıyorlar. Yandaş medyanın! çoğu zaman olayları veriş biçimi insanı gerçekten delirtiyor. Bu kadar da olmaz diyorsunuz ama yapacak bir şey yok.

Tabii, yandaş medya olayları çarpıtıyorda merkez medya çarpıtmıyor mu, onlar da çarpıtıyor. Özellikle Doğan medyası daha önce (meşhur cezadan önce)haberleri keserin
sapını daha kendilerine yontarak veriyorlardı. Daha fütursuzlardı, özellikle geçmişte zayıf hükümetlerin üzerinde demoklesin kılıcı gibi sallanıp, Doğan holdingin çıkarlarını medya yoluyla sağlamaya çalışıyorlardı. Şu an mağdur oldular ve mağduru oynuyorlar ama kimse geçmişte onların yaptıklarını unutmadığı için içinden gelerek tam destek vermiyor.

Medya üzerine söylenecek daha çok şey var ama daha fazla yazıyı uzatmadan bağlayayım. Medya-demokrasi ilişkisinin çok güçlü olduğu düşünüldüğünde, medyanın bu şekilde olması demokrasinin gelişmesine engel oluyor, demokrasi gelişemediği içinde medya düzelemiyor. Birbirini destekleyen bir sarmala girilmiş gibi olunuyor.

Hiç yorum yok: