Kayıtlar

P-GENÇ İLK SAYISIYLA YAYINDA

Resim
POLİTUS DERGİSİ P-GENÇ EKİ 1. SAYI Ali Necati Koçak Bir gençlik dergisi ne yapar? Ali Haydar Fırat Türkiye'nin gençliği Makbule Cengiz Özgürlük topukluda Ayşe Merve Özden Quebec öğrenci hareketi Cara Buckley Yeni nesil öğrenci aktivizmi Pınar Öğünç Bu olay bir üniversitede geçiyor: Miss Maltepe

Ankara’nın çukurları Gökçek’i de yutacak!

Resim
Ankara’nın olmayan metrosu dillere destandır. Yıllardır her yerel yönetim seçiminin malzemesidir. Üniversite çağına gelmiş gençlerin daha bebekliklerinden itibaren duydukları ama inanamadıkları bir masaldır. Bir şehir efsanesidir; kuşaklardan kuşaklara anlatılır ama ne gören vardır ne de binen... Şehrin çeşitli yerlerine dağılmış ucubeler bütünüdür. Olmayan metronun durakları yapılmıştır. Hatta hızını alamamış durakların üzerine alışveriş merkezleri, kat kat demir yığınları kondurmuştur gene tatmin olmamıştır demir yığınlarını reklam panolarına dönüştürmüştür. Ne zaman başı sıkışsa, ne zaman CHP’ye çatacak yer arasa işte o, imdada yetişmiştir. Bir polemik’tir metro aslında. Bitmeyen bir senfonidir. Ne başı bellidir, ne sonu, ne sonucu. Bir çamurdur, bir fitnedir. Ankaralıların kafasını karıştırmak için bir yalandır. Şehrin yapılmış tek metrosunu bir çivi çakmadan kendine maletmenin bir dalaveresidir. Yapılmış, bitirilmiş, işleyen, herkesin kullandığı Karayalçın ...

KAPİTALİZM NE KAHVE İSTER NE KAHVEHANE, KAPİTALİZM HERŞEYİ İSTER STARBUCKS BAHANE!

Resim
Boğaziçi Üniversitesi’nde 6 Aralık 2011’de başlayan ve 80 gün süren “Starbucks İşgali” 25 Şubat 2012’de sona erdi. Bu, aslında pek çok açıdan incelenmeye değer bir eylem. Kültür emperyalizminden çok dertli olduğum için işgal haberi, görür görmez ilgimi çekti. Haberin bende yarattığı ilk etki gayet kişisel. Her yanımızı sarmış olan kültür emperyalizminin vardığı boyutu gözler önüne sermesi ve eylemin ortaya konuluşu açısından incelemeye değer. Kahve denilince aklına Kurukahveci Mehmet Efendi ve Mahdumları gelen bir neslin üyesi olarak, bundan sonraki nesillerin kahve denince aklına ilk gelenin Starbucks olacak olması çok rahatsız edici geliyor bana. “Devlet” üniversitelerinde her tür sosyoekonomik çevreden gelerek eğitim almaya çalışan öğrenciler vardır. Bu öğrenciler, türkçesini “kantin” adıyla bildiğimiz mekânda, kazanda demlenen çaylar eşliğinde tostla ya da metal tabldotlara alınan yemekhane yemekleriyle karınlarını doyurur. Olanın olmayana çay, kahve, yemek ısmarlamasının do...

Politus Dergisi 4. Sayı: Alternatif Medyalar

Resim
Ali Necati Koçak:  Dijitalizm: Siyasetin Yeni Yüzü Oya Hazal Özden:  Fransa’ya Sosyalist Lider Selami İnce:  Sosyal Demokratların “Sola Kayma” Korkusu Evrim Coşar Bilgin:  Kaynak İşçisi Parti Başkani Oldu Hüseyin Yılmaz:  Fech’in Seçimi, Şili’nin Geleceği Barış Antik:  Türkiye’ye Yeni Bir 68 Ruhu Gerek D O S Y A: Alternatif Medyalar Funda Başaran:  Başka Bir Medya Mümkün! Özgür Uçkan:  Sokak+(Dijital) İletişim=Aktivizm Ahmet Erhan Çelik:  Asil Olan Habere Karşi Dürüst Olmaktır Alper Akyüz:  Dijital Ortam Artık Başlıbaşına Bir Kamusal Alandır Yaşar Seyman:  Hollanda Seçimleri ve Keklik Yücel www.politus.org.tr

DİJİTALİZM: SİYASETİN YENİ YÜZÜ

Resim
Siyaset yapmak dönüşüyor. Biz kendi içimizde hala eski yöntemlerle siyaset yapmaya devam etsek de, dünyanın gündemi başka bir yerde belirleniyor, gündemimize pek çok yeni kavram giriyor; ağ kültürü, sosyal ağlar, dijital aktivizm, dijital fanus etkisi, alternatif medyalar, hibrid hareketler vs… Dünya bunları konuşuyor, biz dinliyoruz. Bu arada etrafımızın ağlarla örüldüğünü fark etmiyoruz. Üstümüze örülen ağları silkeleyerek durumu kavramaya çalışmak gerekmez mi?  Bu dijital yeni dünyada siyaset de dönüşüyor. Sokak hareketleri yerini sanal aleme bırakalı sokaklar boşalmadı mı. Artık alışveriş bile sokaklarda değil sanal marketlerde daha hareketli.  İnternet ve sosyal medya aktivizmi siyasete tahmin edilenden daha çok etki ediyor.  İnternet kampanyaları ilk büyük başarısını Obama’nın seçiminde elde etti. Ardından 2009 seçimlerinde Yunanistan’da PASOK’un ve Papandreou’nun başarısı dijital alanın etkin kullanımı sayesinde oldu. Geçen yıl Almanya’da yapılan genel seçim...

Politus Dergisi 3. Sayı Solun Kırmızı Çizgileri

Resim
Politus Dergisi 3. Sayısı "Solun Kırmızı Çizgileri" temasıyla çıktı. Bu sayıdakiler: Yeni CHP ve Solun Kırmızı Çizgileri (Ali Necati Koçak) SPD’de Sarrazin Krizi  Kuzey Solu Dersini Çalışıyor (Evrim Bilgin Coşar) Şili Sokakları: Penguen Devrimi ya da Unided Popular (Hüseyin Yılmaz) Dosya: Solun Kırmızı Çizgileri Ne Kadar Devlet, Ne Kadar Toplum (Şule Daldal) Kapitalizm Tarihe Karışmadan Yoksulluk Tarihe Karışamaz (Aziz Konukman) Meclisin İçi ve Dışı (Handan Koç) CHP’de Milletvekili Adaylarını Belirleme Soruunu (Ercan Karakaş) CHP’de İdeoloji Sorunu (Armağan Öztürk) Dördüncü Sınıf (Ali Necati Koçak)

Bir Bütün Olarak Okuyoruz

Resim
Selim Tuncer'in blog'undan bir seçme. Üzerine başka bir yazı yazacaktım ama sadece bunu koymakta çok şey anlatıyor diye düşünüyorum.  http://selimtuncer.blogspot.com/

CHP'li Dördüncü Sınıf

Resim
Yıl 1995. CHP 27 Aralık 1995 genel seçimlerinin kampanyasının temel stratejisini İngiliz İşçi Partisi'nin konseptinden etkilenerek saptar: " Dünyada Yeni Sol, Türkiye'de Yeni CHP ". Kampanyayı Nesteren Davutoğlu yönetir. Kendisi o zaman Finansbank Genel Müdür Yardımcılığından reklamcılığa geçmiştir. Kampanyayı hazırlamak için çok zaman yoktur. Hemen Tony Blair ve Newt Gingrich'in kampanya modelleri incelenir. Afişte Deniz Baykal ile birlikte 13 parti yöneticisinin daha fotoğrafı kullanılır. Fotoğraf İstanbul'da bir otelin salonunda çekilir. Belirsiz bir fonun önünde grup kameraya doğru yürümektedir. Sonradan Nesteren Davutoğlu bir özeleştiri yaparak " fotoğrafta hiç kadın olmadığını sonradan gördük " diyecektir.

Dördüncü Sınıf

Resim
Sözkonusu dördüncü sınıf (Il quarto stato) bir tablonun ismi aslında. 1902 yılında İtalyan ressam Pellizza’nın sosyal ve siyasi içerikli tablosunun ismi. 1920’de kamuya sunulmuş fakat sergilenmesi faşistler tarafından yasaklanmış. 1960 ve 1970’lerde yeniden dikkat ve beğeni çekmiş eser köylülerin ve işçilerin şiddetsiz direnişini temsil etmesi nedeniyle zamanla sınıf mücadelesini temsil eden simgelerden biri haline gelmiş. Dördüncü sınıf, asiller, kilise ve burjuvazi sınıfından ayrı olarak işçi ve köylüleri tanımlamaktadır. Pellizza eserinde hem kitlelerin dayanışmasına hem de bireysel insaniliklerine değinmiş ve tablo tarihsel işçi sınıfı hareketini en iyi yansıtan eser olarak kabul görmüştür. Bu özellikleri nedeniyle Sosyalist Enternasyonal’in gençlik örgütü olan IUSY (Uluslararası Sosyalist Gençlik Birliği) 2004 yılında tablonun aynısını kendi örgütünden gençlerle birlikte yeniden canlandırdı. Tablodaki figürler yerine bu defa her biri kendi siyasi gerekçeleri nedeniyle IUSY taraf...

CHP'NİN KULLANMADIĞI AFİŞLER

Resim