Kayıtlar

CHP etiketine sahip yayınlar gösteriliyor

DİJİTALİZM: SİYASETİN YENİ YÜZÜ

Resim
Siyaset yapmak dönüşüyor. Biz kendi içimizde hala eski yöntemlerle siyaset yapmaya devam etsek de, dünyanın gündemi başka bir yerde belirleniyor, gündemimize pek çok yeni kavram giriyor; ağ kültürü, sosyal ağlar, dijital aktivizm, dijital fanus etkisi, alternatif medyalar, hibrid hareketler vs… Dünya bunları konuşuyor, biz dinliyoruz. Bu arada etrafımızın ağlarla örüldüğünü fark etmiyoruz. Üstümüze örülen ağları silkeleyerek durumu kavramaya çalışmak gerekmez mi?  Bu dijital yeni dünyada siyaset de dönüşüyor. Sokak hareketleri yerini sanal aleme bırakalı sokaklar boşalmadı mı. Artık alışveriş bile sokaklarda değil sanal marketlerde daha hareketli.  İnternet ve sosyal medya aktivizmi siyasete tahmin edilenden daha çok etki ediyor.  İnternet kampanyaları ilk büyük başarısını Obama’nın seçiminde elde etti. Ardından 2009 seçimlerinde Yunanistan’da PASOK’un ve Papandreou’nun başarısı dijital alanın etkin kullanımı sayesinde oldu. Geçen yıl Almanya’da yapılan genel seçim...

Politus Dergisi 3. Sayı Solun Kırmızı Çizgileri

Resim
Politus Dergisi 3. Sayısı "Solun Kırmızı Çizgileri" temasıyla çıktı. Bu sayıdakiler: Yeni CHP ve Solun Kırmızı Çizgileri (Ali Necati Koçak) SPD’de Sarrazin Krizi  Kuzey Solu Dersini Çalışıyor (Evrim Bilgin Coşar) Şili Sokakları: Penguen Devrimi ya da Unided Popular (Hüseyin Yılmaz) Dosya: Solun Kırmızı Çizgileri Ne Kadar Devlet, Ne Kadar Toplum (Şule Daldal) Kapitalizm Tarihe Karışmadan Yoksulluk Tarihe Karışamaz (Aziz Konukman) Meclisin İçi ve Dışı (Handan Koç) CHP’de Milletvekili Adaylarını Belirleme Soruunu (Ercan Karakaş) CHP’de İdeoloji Sorunu (Armağan Öztürk) Dördüncü Sınıf (Ali Necati Koçak)

CHP'li Dördüncü Sınıf

Resim
Yıl 1995. CHP 27 Aralık 1995 genel seçimlerinin kampanyasının temel stratejisini İngiliz İşçi Partisi'nin konseptinden etkilenerek saptar: " Dünyada Yeni Sol, Türkiye'de Yeni CHP ". Kampanyayı Nesteren Davutoğlu yönetir. Kendisi o zaman Finansbank Genel Müdür Yardımcılığından reklamcılığa geçmiştir. Kampanyayı hazırlamak için çok zaman yoktur. Hemen Tony Blair ve Newt Gingrich'in kampanya modelleri incelenir. Afişte Deniz Baykal ile birlikte 13 parti yöneticisinin daha fotoğrafı kullanılır. Fotoğraf İstanbul'da bir otelin salonunda çekilir. Belirsiz bir fonun önünde grup kameraya doğru yürümektedir. Sonradan Nesteren Davutoğlu bir özeleştiri yaparak " fotoğrafta hiç kadın olmadığını sonradan gördük " diyecektir.

Dördüncü Sınıf

Resim
Sözkonusu dördüncü sınıf (Il quarto stato) bir tablonun ismi aslında. 1902 yılında İtalyan ressam Pellizza’nın sosyal ve siyasi içerikli tablosunun ismi. 1920’de kamuya sunulmuş fakat sergilenmesi faşistler tarafından yasaklanmış. 1960 ve 1970’lerde yeniden dikkat ve beğeni çekmiş eser köylülerin ve işçilerin şiddetsiz direnişini temsil etmesi nedeniyle zamanla sınıf mücadelesini temsil eden simgelerden biri haline gelmiş. Dördüncü sınıf, asiller, kilise ve burjuvazi sınıfından ayrı olarak işçi ve köylüleri tanımlamaktadır. Pellizza eserinde hem kitlelerin dayanışmasına hem de bireysel insaniliklerine değinmiş ve tablo tarihsel işçi sınıfı hareketini en iyi yansıtan eser olarak kabul görmüştür. Bu özellikleri nedeniyle Sosyalist Enternasyonal’in gençlik örgütü olan IUSY (Uluslararası Sosyalist Gençlik Birliği) 2004 yılında tablonun aynısını kendi örgütünden gençlerle birlikte yeniden canlandırdı. Tablodaki figürler yerine bu defa her biri kendi siyasi gerekçeleri nedeniyle IUSY taraf...

CHP'de Eşbaşkanlık Dönemi

Resim
Eveeet, Kemal abi CHP Genel Başkanı oldu. Kemal abi daha mazbatasını almadan Deniz Baykal bir açıklamayla gündeme oturdu; üstelik 70'lerden kalma bir heyecan fırtınasının estiği, herkesin iktidar koşusuna geç kalmamak için eşofmanlarını bile giyemeden sokağa atlatığı bir anda Kemal abi'nin rolünü kapıverdi. Akşam Kemal abi kanal kanal dolaşırken heryerde ona Baykal'ın açıklamalarını sordular. O'da evet sayın Baykal'ın söylediklerine katılıyorum demekle yatinmek zorunda kaldı. Ertesi gün Kemal abi genel merkeze gelip Baykal'ın koltuğuna oturdu. Gazetelere poz verirken partili partisiz yandaşların fotoğraf karesine girebilmek için birbirini çiğniyordu. Baykal arabasına atladığı gibi gazetecilerle Formula-1 antrenmanı yapıp TBMM'ne geldi. Muhalefet kulislerine girerken mikrofonlar hazırlanmış, basın açıklaması için kürsü teşkil edilmiş, kameralar birbirini ezerek yer kapmaya çalışıyordu. Baykal bu mikrofonlara konuştu. Baykal ne demek istedi; Kemal'ci...

CHP Ankara'ya Neden Asılmıyor?

Bu yerel seçimler canımı çok sıkıyor. Bunun bir sürü nedeni var, hepsini saysam mı bilmiyorum. Karayalçın’ın Ankara’yı kazanması için değil de, jübile yapması için (destek anlamında) aday gösterilmesi bile yetiyor aslında. Değil mi ya… Bütün Ankaralı seçmeni kandırmanın, gaza getirmenin, dalga geçmenin ne anlamı var sanki? Siyasetin içinde olanlar için bunun böyle olduğunun kanıtları yüzlerce, ya sadece seçmen olanlar için? Mesela bir parti borç içinde, genel merkezinin doğal gazı bile bitmiş. Genel sekreter soğuktan hasta olmuş. Tuvaletinde plastik bidonlarda sular var, altında küçük çeşmesi olanlardan. Partinin genel başkanı tuvaletten çıkınca buradan elini yıkıyor. Binanın suları kesik yani. Telefonların çoğu kapalı, herkes cep telefonu ile görüşüyor. Çalışanların sayısı zaten 10 bile değil, onlarda aylardır maaş alamıyorlar. Bu partinin genel sekreter yardımcısı türlü kulislerle aday olmaya çalışıyor. Yoook, kendi partisinden değil öbür partiden. Hem aday olduğu yer belediye başkan...

Peki Çankaya'yı da Kaybedersek...

Resim
Çankaya’da Durum Ne? Çankaya’da durum tehlikeli. Neden? Çok basit olarak bu seçimde oy kullanacak seçmen sayılarına baktım. Çankaya’nın 116 mahallesi var. CHP’nin en çok oy aldığı mahallelerden başlayarak aşağıya doğru sıraladım. 71 mahallede seçmen sayısı azalmış. 1-2 azalan da var 2322 tane azalan da… Toplam azalma 41.604 kişi. Geri kalan 45 mahallede ise seçmen sayısı artmış. Bunların toplamı ise 63.190 kişi. Yani CHP'nin çok oy aldığı (%70 ile %50) yerlerde seçmen sayısı azalıyor, CHP'nin az oy aldığı (%40-%15) yerlerde seçmen sayısı artıyor. İkisini topladığınızda 104.794 seçmen değişimi var. Biz 2004 yerel seçimlerinde Çankaya’yı 54 bin oy farkla kazanmıştık. Sadece rakamlara bakarsak durum tehlikeli. Bir de CHP adayı Bülent Tanık’ın kampanyasına ve vaatlerine bakarsak durum daha da vahim. Her sokağa çocuk korosu kurarak Çankaya’yı kazanacakmış gibi görünmüyor. Benden söylemesi.