Kayıtlar

CHP'NİN KULLANMADIĞI AFİŞLER

Resim

CHP Kurultayı ve Umutlar

Resim
CHP kongresine saatler kalmışken nefesler tutulmuş durumda. Herkes parti meclisinin kimlerden oluşacağını merak ediyor. Özellikle CHP'nin ideolojik dönüşüm geçirmesini isteyenler parti meclisinde güvendikleri yüzleri görmek istiyorlar. Parti meclisine bakıp umutlarını tazelemek isteyen yüzbinlerce belki milyonlarca insan var. Bir çok insan da daha önce hayal kırıklığına uğradıkları ve aynı duyguları tekrar yaşamaktan korktukları için yarın ki kurultaydan çok fazla bir şey beklemediklerini iddia ediyorlar. Ama eminim ki "Gerçekçi olalım CHP değişemez" diyen insanlar da kendilerine sürekli acaba sorusunu soruyorlar. Acaba bu sefer olacak mı? Kılıçdaroğlu'nun işi kolay değil. Bir taraftan malum parti içi dengeleri gözetmek, diğer taraftan ise topluma umut vermek zorunda. Lider dediğin böyle günlerde belli olur. Adı liderlik için geçmeye başladığı günden beri sürekli olarak liderlik kumaşı yok denilerek eleştirilen Kılıçdaroğlu yarın bence şimdiye kadar karşılaştığı en bü...

Mehmet Y. Yılmaz'ın Kafası Giderek Karışıyor

14.12.2010 tarihli Hürriyet gazetesinde Mehmet Yılmaz "CHP'nin Giderek Kafası Karışıyor" başlıklı bir yazı yazmış. Yazısında CHP'nin yeni ekonomi politikasının Keynesçi ve Solda olacağına dair okuduğu haber ile ilgili yorum yapmış. Yazıyı okumak isteyenler için linkini aşağıya koyuyurum. Yılmaz CHP'nin hem solda hem de Keynes'çi olmak iddiası için oksimoron terimini kullanmış. Oksimoron için Türk Dili Kurumu "İki zıt anlamlı kelimenin bir arada kullanılması" açıklamasını yapıyor. Yılmaz 'ın iddiasına göre Sol demek Marks demek. Marks'la Keynes'de yanyana gelemeyeceği için Sol ve Keynes kelimeleri aynı cümle içinde kullanılamaz. Meşhur bir laf vardır, cehaletin bu kadarı ancak tahsille olur diye. Yılmaz'ın durumu tam da bu lafa uyuyor. Bu kadar kısa yazıda bu kadar çok hata yapmak her babayiğidin harcı değildir. Kendisini kutluyorum. Şimdi gelelim sadede, solun Marks'la ilişkili bir kelime olduğu doğru. Buradan Yılmaz'a on puan...

Cumhuriyet Halk Partisi ve İdeolojik Dönüşüm Çabası - II

CHP'nin ideolojik dönüşüm çabalarının önündeki en büyük engellerden birisi de Baykal ve Erdoğan sayesinde toplumun ileri derecede kutuplaşmış olması. Özellikle 2007 seçimleri öncesinde başlayan ve daha sonra da artarak devam eden bu kutuplaşma bana göre seçmenlerin oy verdikleri partilerle daha duygusal bağlar kurmasına neden oldu. Bu duygusal bağları koparmak da çok zor. Sonuçta, CHP'nin temel derdi oy tabanını genişletmek ve şimdiye kadar kendisine oy vermeyen seçmeni kazanmak. Bu noktada mutlaka ama mutlaka eski-yeni CHP ayrımı yapılmalı. Çünkü kutuplaşmadan nasibini almış seçmenin kafasındaki CHP algısını "Yeni CHP" fikri ile değiştirmek gerekmektedir. Eski CHP söyleminden uzaklaşıp yepyeni bir söylem geliştirmek kutuplaşmış seçmenin ilgisi çekmek için elzem. Bu anlamda Kılıçdaroğlu'nun merdiven altı işletmelerde çalışan türbanlı kızlar vurgusu yerinde görünüyor. Buna benzer "Eski CHP" nin bahsetmediği ve aynı zamanda AKP'nin de çok önemsemediği ...

İngiltere'de Üniversite Reformu

İngiltere'de yapılması planlanan üniversite reformu yüzünden ülke çalkalanıyor. Öğrenciler sürekli gösteri yapıyor ve hatta zaman zaman polisle de çatışıyorlar. Hükümet (muhafazakarlar ve liberallerden müteşekkil) ekonomik krizden dolayı ülkede kemer sıkma politikaları izliyor ve bu politikalara üniversiteleri de dahil ediyor. Hükümet üniversitelerin bütçesini %40 oranında azaltacağını açıkladı. Dahası hükümet bu azalan bütçeyi dengelemek için üniversite harçlarını 2012'den itibaren artırmayı da düşünüyor. Dananın kuyruğu da burada kopuyor zaten. İngiltere'de üniversite harçları İngiliz ve Avrupa Birliği vatandaşları için sabit; yıllığı 3.290 pound. Yabancı öğrenciler için ise üniversiteler istedikleri gibi ücret belirleyebiliyorlar. Okuluna ve programına bağlı değişmekle beraber yabancı öğrenciler ortalama 10.000 pound gibi bir meblağ ödüyor. Bu yüzden üniversiteler yabancı öğrenci almak konusunda çok istekliler. Neyse bu başka bir konu. Genel hatlarıyla bakıldığında İngil...

Cumhuriyet Halk Partisi ve İdeolojik Dönüşüm Çabası - I

CHP'nin yaşadığı lider değişiminden sonra herkes partiyi daha dikkatli izlemeye başladı. Toplumun büyük bölümünde yeni liderle beraber yeni bir CHP arzusu oluştu. CHP'nin özellikle son 10 yıldaki siyasi duruşu çok eleştiriliyordu. Bu yüzden bugün CHP'den daha "özgürlükçü" bir çizgide daha "sosyal demokrat" vurguyla siyaset yapması bekleniyor. Türkiye'de bunlar yaşanırken İngiltere'de de buna benzer gelişmeler oluyor. 13 yıldır iktidarda olan İngiliz İşçi Partisi son seçimde iktidarı muhafazakarlara kaptırdı. Bunun üzerine parti hemen kurultayını toplayıp yeni liderini seçti. İşçi Partisi'nin yeni liderinden de partiyi daha "sol" a çekmesi isteniyor. Neo-liberal politikaların bütün dünyanın üstüne çöreklendiği bu zamanda, iki parti de kendilerine daha sosyal demokrat bir alan açmaya çalışıyor ki başarmaya çalıştıkları dönüşüm gerçekten zor. Bu yüzden iki partinin de birbirini takip etmesi ve birbirlerinin tecrübelerinden faydalanması...

Kılıçdaroğlu'nun Liderlik Mücadelesi ve CHP

CHP'de ki son olaylar gösteriyor ki Kılıçdaroğlu ilk kez gerçek bir liderlik sınavı veriyor. Buradan alnının akıyla çıkar Önder Sav ve şürekasının partiden elini eteğini çekmesini sağlayabilirse, CHP tarihinde yeni bir sayfa açma şansını yakalayabilir. Bu sefer umutların kırılmamasını diliyorum.

Hiçbiri Benim Burnumu Bile Sulandırmaz

Resim
Radikal Gazetesi yeni formatıyla arz-ı endam etmiş bulunuyor. Ben de hemen ilk gün alıp inceledim ve ilk kez Hıncal Uluç ile aynı şeyleri düşündüm: Bu iş olmamış... Bir kere hangi gazete de gördünüz "içindekiler" sayfası. Bu ancak dergilerde olur. Dergi tadında gazete yapmaya çalışılmış ama işin içine "haber" katmayınca tadı tuzu olmamış. Neyse bu pazar gazetenin ekinde, yani "Radikal İki" ekinde Vedat Türkali söyleşisi vardı. Baştan sona keyifli bir söyleşi olmuş. Fakat sonu öyle bitiyor ki, insan yılların deneyimini, tecrübesini sadece bir cümleyle anlayıveriyor. Ustaya sorulan soru şu: 1919 doğumlu olduğunuza göre cumhuriyet döneminin bütün siyasetçilerini yaşadınız. Sizce bütün başbakanlar arasında hangisi bir roman kahramanı olabilir? Yanıtı da bu: Hiçbiri benim roman kahramanım olmaz. Mesela Recep Tayyip Erdoğan için Orhan Pamuk demiş galiba, yazar olarak insanın ağzını sulandırıyor diye... Hiçbiri benim burnumu bile sulandırmaz. Bu ülkede ins...

Kılıçdaroğlu ve Türkiye'nin Medya Sorunu

Bugün Milliyet gazetesinde yer alan bir habere göre CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu başörtüsü ile ilgili sorulan bir soru üzerine kızıp: "Niçin Sayın Başbakan’a soru sorma cesaretini kimse gösteremiyor? Sayın Başbakan kral mı? Elinde silahla mı geziyor? Sayın Başbakan’ın korumalarından mı medya korkuyor? Bize gelince her türlü soru soruluyor. Ama ona gelince kimse soru soramıyor. Bu demokrasi değildir." şeklinde cevap vermiş. Bence çok da güzel söylemiş. Bu durum uzun zamandır dikkatimi çeken bir hal aldı zaten. Kılıçdaroğlu televizyonda bir programa katıldığı zaman, gazeteciler her türlü soruyu soruyorlar, hatta Kılıçdaroğlu'nun verdiği cevaptan memnun olmadıkları zaman, bunu dile getirip Kılıçdaroğlu'na yüklenmeye devam ediyorlar. Buna mukabil, Tayyip Erdoğan bir programa çıktığı zaman çok daha hafif sorular soruyorlar ve kesinlikle Erdoğan'ı köşeye sıkıştırmaya çalışmıyorlar. En son Yiğit Bulut röportajında da gördük zaten. Hatta Erdoğan kendisine sorulan sorular...

Türban Mevzunun Müzmin Kaybedeni: CHP

CHP'nin daha doğrusu Kemal Kılıçdaroğlu'nun türban çıkışı son zamanlarda ülke gündemini en çok meşgul eden olaylardan biri. Kılıçdaroğlu türban çıkışı ile bir taşla iki kuş vurmaya niyetli bence. Birincisi ve asıl önemlisi bu sorunu çözen taraf olarak CHP'nin muhafazakar kesimle barışmasını sağlamak; ikincisi ise AKP'nin elinden türban kozunu almak. Fakat evdeki hesabın çarşıya uymaması misali, CHP liderinin kafasındaki planın işlemeyeceğini düşünüyorum. Daha da önemlisi CHP'nin türban konusunda hiç bir zaman kazanan olamayacağını inanıyorum. CHP'nin bu konuda müzmin kaybeden olmasının sebebi AKP'nin türbanla kurduğu ilişkiden kaynaklanmaktadır. CHP türbanın sadece üniversitelerde serbest olmasını, kamusal alana girmemesini savunuyor. Amma velakin AKP kamusal alanda da türban serbestisini istiyor. CHP bu konuda çok katı. Herkesin de bildiği gibi üniversitede türban konusu buzdağının görünen kısmı, herkesin eskiden çok fazla konuşmadığı, yeni yeni tartışılmay...